Feleknas Uca CPT görüşmesini anlattı: Adım bekliyoruz

  • 09:06 26 Nisan 2021
  • Güncel
 
Öznur Değer
 
ANKARA - CPT ile gerçekleştirdikleri görüşmeyi değerlendiren HDP’li Feleknas Uca, “CPT ile ilişkilerimiz güçlenecektir. Görüşmelerimize devam edeceğiz. Görüşme önemliydi ve önemli bir süreçte gerçekleşti. Taleplerimizi, aile ve avukatların taleplerini ilettik. Adım atılmasını diliyoruz” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Feleknas Uca ile Hişyar Özsoy, 23 Nisan’da Fransa’nın Strasbourg kentinde Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ile İmralı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik sürdürülen ağır tecrit koşulları ile cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin görüşme gerçekleştirdi. Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit gün geçtikçe kamuoyu tarafından endişe verici bir hal alırken, geçtiğimiz haftalarda ailesiyle gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin yarıda kesilmesi mevcut endişeleri daha da artırdı.
 
HDP Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüsü Feleknas Uca, CPT ile gerçekleştirdikleri görüşme ile İmralı’da derinleşen tecride ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘HDP olarak ilk defa CPT ile kendimiz görüştük’
 
Abdullah Öcalan’ın 22 yıldır rehin tutulduğunu söyleyen Feleknas, bu tecridin sadece aile ve avukatları için değil Kürt halkı ve dostları için de kırmızı çizgi olduğuna işaret etti. İmralı tecridinin 22 yıldır yapılan eylemlerle gündeme getirildiğini ifade eden Feleknas, HDP olarak korona sürecinde ilk defa CPT ile görüşme gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi. Feleknas, komisyon olarak Strasbourg’a gidişlerinde Avrupa’daki heyetler ile görüşmeler gerçekleştirdiklerinin altını çizerek, “Bir araya geldiğimiz komisyonlarla Türkiye’deki sorunları tartışıyoruz. Sorunlarımızı ifade ediyoruz. Yıllardır CPT ile ilişki içindeyiz, görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve İmralı’da yaşanan sorunları tartışıyoruz. Yine aile ve avukatların taleplerini ve Türkiye cezaevlerinde yaşanan durumları paylaşıyoruz. CPT ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerdeki konulardan biri de cezaevlerinde devam eden açlık grevleriydi. Cezaevlerinde sürdürülen direniş 150 gündür devam ediyor. Direnişlerin ardından görüşmeler yapılıyor, tecrit kısmi oranda kaldırılıyor ancak sonrasında görüşmeler yeniden kesiliyor. Bu mesele kökten çözülmedi. Sürekli sorunlarla karşılaşıyoruz” sözlerine yer verdi.
 
‘Cezaevleri işkence merkezine dönüşmüş durumda’
 
Cezaevlerinde baskı, şiddet ve tecridin günbegün arttığını belirten Feleknas, tecridin yalnızca Abdullah Öcalan üzerinde değil, tüm tutsaklar üzerinde de sürdürüldüğünü vurguladı. Feleknas, tutsakların birçok haklarına da el konulduğunu ifade ederek, “Her cezaevi bir işkence merkezine dönüşmüş durumda. Yıllardır cezaevinde tutulan tutsaklar, müdürün inisiyatifine bırakılıyor ve çıkarılan yasa sonucunda tahliye edilmesi engelleniyor. Cezaevleri mezarlık merkezi oldu artık çünkü her gün bir cenaze çıkarılıyor. Hasta ve uzun süredir cezaevinde tutulanlar gündeme getiriliyor. Geçtiğimiz ayda Strasbourg’a gidişimizde CPT ile görüşmek istemiştik ancak CPT o süreçte Türkiye’deydi, cezaevlerini ziyaret ediyordu o nedenle de yüz yüze bir görüşme sağlayamadık. Telefon üzeri tecrit ve cezaevi koşullarını tartıştık. Çözüm önerileri tartışılmıştı o zaman. Bu defa yüz yüze görüşme imkanı elde ettik. CPT, Avrupa Konseyi’ne (AK) bağlı İmralı Cezaevini gözleyen bir örgüttür. CPT çok defa İmralı’ya giderek Kürt Halk Önderi ile de görüşme gerçekleştirdi ve raporlarını sundu. Bundan birkaç ay önce sunduğu raporda İmralı işkencesini de raporladı. Uzun bir süreden sonra ilk defa İmralı sistemi işkence olarak ifade edildi. Bu çok önemli bir durum. Ancak son gelişlerinde İmralı’yı ziyaret etmemişlerdi. Son süreçlerde Abdullah Öcalan’a ilişkin kaygılar da var” şeklinde konuştu.
 
‘Sayın Öcalan Kürt halkı için barış öncüsüdür’
 
“Sayın Öcalan Kürt halkı için bir barış öncüsüdür” diyen Feleknas, tüm dünyanın Abdullah Öcalan’ın çözüm gücünü gördüğünü kaydetti. Abdullah Öcalan’ın, “Devlet isterse Kürt sorununu bir haftada çözeriz” sözlerini hatırlatan Feleknas, iktidarın ise buna, işgal ve savaş siyasetiyle, Kürtlerin kazanımlarına saldırarak karşılık verdiğini ve her geçen gün saldırılarına hız kattığını belirtti. Feleknas, “Sayın Öcalan’ın telefonunun kesintiye uğraması endişeleri artırdı. Burada Avrupa’nın rol ve misyonu da çok önemli. Tecrit kökten ortadan kaldırılmadığı müddetçe bu sorun ortadan kalkmayacaktır. Kürt sorununun çözümü de İmralı tecridine ve Sayın Öcalan’ın durumuna bağlı. Türkiye siyasetinin durumu da İmralı’ya bağlı. Avrupa da Sayın Öcalan’ın rolünün farkında. İktidar, avukat görüş taleplerini sürekli reddediyor. CPT de İmralı’yı takip ediyor ve onlar da çözüm yöntemleri için bir arayış ve çaba içindeler. Ancak sadece istemle değil, pratik olarak da adımların atılması gerekiyor. CPT, Türkiye’ye gelişinde Sayın Öcalan ve avukatlarıyla görüşmeliydi ancak görüşmedi. Bir an önce bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Onun için de İmralı kapılarının açılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
‘CPT ile ilişki içindeyiz ve ilişkilerimizi sürdüreceğiz’
 
Avrupa’nın birçok ülkesinde Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve özgürleşmesi için kampanyalar başlatıldığını kaydeden Feleknas, şöyle devam etti: “Avrupa’da halklar Öcalan’ın özgürlüğünden bahsederken biz Türkiye’de tecridin kaldırılmasından bahsediyoruz.  Bu fikriyatı geliştirmeli ve Abdullah Öcalan’ı daha çok gündemleştirmeliyiz. Bu tecridin sorumlusu ne kadar CPT ise o kadar Avrupa’dır da. Çözüm için İmralı tecridi kaldırılmalı. Artık İmralı sorunu kökten çözülmeli. Avukat ve aileler de görüşmek için çaba sarf ediyorlar.  Uluslararası alanda da bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye’nin bu çabadan rahatsız olduğunu da biliyoruz. Ana akım medyada da bizim CPT ile yaptığımız görüşmeden duyulan rahatsızlık ifade edilmişti. HDP olarak çözüm sürecinde oynadığımız rol ve misyonu bugün yine sürdüreceğiz. CPT ile de ilişkilerimiz güçlenecektir.  Görüşmelerimize devam edeceğiz. Farklı görüşme taleplerinde de bulunabiliriz. Bu uluslararası bir konudur. Görüşme önemliydi ve önemli bir süreçte gerçekleşti. Taleplerimizi, aile ve avukatların taleplerini ilettik. Adım atılmasını diliyoruz.”